fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Dalış

dalış dalis istanbul dalgıç dalgic balıkadam balikadam balık adam balikadam sualtı sualti su altı su alti dalış malzemeleri ekipmanları komprasörleri regülatörleri aksesuarlar ekipmanları kursları saatleri noktaları yurtiçi yutrdışı dalışlar için

 

 

Dalışın Tarihi ve Kronolojisi - 2

 

DALIŞIN TARİHİ VE KRONOLOJİSİ - 2

1908 1906 yılına gelindiğinde dekompresyon hastalığı nedeni ile o kadar çok iş kaybı oluşuyordu ki sonunda İngiliz Hükümeti, fizyologlarından dekompresyon hastalığının önlenebilmesi için çalışmalar yapmalarını istedi. Bu görevi üzerine alan Haldane, Boycott ve Damant isimli üç bilim adam, keçiler üzerinde yaptıkları deneyler neticesinde iki yıl sonra “Sıkıştırılmış Hava Hastalıklarından Korunma” başlıklı ünlü yayınlarını yaptılar. Bu çalışmaya bağlı olarak geliştirilen tablolar önce İngiliz Kraliyet Donanması daha sonra Amerikan Deniz Kuvvetleri tarafından uygulamaya konulmuştur.(1912)

1917 Amerikan İnşaat ve İmar Bürosu, Mark V dalış başlığını geliştirerek kullanıma sunar. Mark V’in dalış elbisesi ve satıh ikmaline bağlanması sonucu dalışlar o kadar başarılı bir hal almıştır ki; 1980 yılında Mark 12 geliştirilinceye kadar gerek Amerikan Deniz Kuvvetleri gerekse diğer pek çok kurum tarafından standart dalış malzemesi olarak kullanılmıştır. Mark serisinin son modelleri incelendiği zaman bu günkü tiplerin 1917 modeline göre çok az farklılık içerdiği görülür.

1918 Ohgushi isimli teknisyen kendi tasarladığı dalış giysisini tanıtır. Bu tasarıda gerekli hava, dalgıcın kuşağında bulunan bir aparat aracılığı ile sağlanmaktadır.

1920 B.Franklin Leavitt isimli teknisyen bazı batık gemi kurtarma operasyonları için bir deniz giysisi geliştirmiş olmasına karşın bu giysi asla efektif olarak kullanılamadı. Derin dalışlar için iki Helyum- Oksijen gaz karışımları Amerika Birleşik Devletlerinde denenmeye başlandı. 1924 yılında Amerikan Deniz Kuvvetleri ve Maden İşçileri Bürosu ilk Helyum – Oksijen karışımı dalışlarını denemeye başladı. Bu sırada Helyum oldukça pahalı bir gazdı ve Amerikan Hükümeti 2. Dünya Savaşı’na kadar Helyum üzerindeki tekeli kaldırmadı.

1930 1930’lar dalış alanında pek çok yeniliğe sahne olmuştur ve artık detaylar ele alınmaya başlanmıştır. 1930 yılında eski bir Amerikan havacısı olan Guy Gilpatrik, kauçuk kenarlı cam maske fikrini ortaya atmış, Fransız Louis de Coslieu 1933 yılında “Yüzme Pervanesi” adıyla ilk paletleri geliştirmiş ve 1940 yılında aynı paletler Owen Churchill tarafından geliştirilerek dünya çapında yaygınlaştırılmıştır. Modern maskeye, Yves Le Prieur ve Rus Alec Kramarenkco gibi kimselerin fikirlerinin sonunda bir araya gelmesiyle ulaşılabilmiştir.

1933 İlk sportif dalış kulübü Kaliforniya’da kuruldu. Bunu bir yıl sonra Paris’te kurulan amatör dalış kulübü Club Des Sous-1’Eea izledi. Fransız donanması kaptanlarından Yves Le Prieur, Rouquayrol ve Denayrouse’un 1865 yılında gerçekleştirdikleri dalış aparatının satıhla bağlantısını keserek dalgıcı tamamen bağımsız hale getirmek için özel bir istek valfini yüksek basınç tüpüne (100bar) bağlamayı başardı. Aparatta regülatör olmadığı için dalgıcın nefes alacağı zaman bir vanayı açıp kapatması gerekiyordu. Jacques Cousteau, bu aparatı denemiş ve sualtında çok kısa süre kalınabildiğini yazmıştı.

1935 yılında Fransız Donanması bu aparatı envanterine aldı. Daha sonra (1936) dünyanın ilk SCUBA kulübü olan “Club Of Divers And Underwater Life” Le Prieur tarafından kurulacaktı.

1938 Guy Gilpatric, amatör dalışla ilgili ilk kitabın yazarı ve yayıncısı oldu. “The Complete Goggler” isimli bu kitabın okuyucuları arasında Jacques Cousteau da bulunuyordu. Edger End ve Max Nohl isimli dalgıçlar Amerika’da Milwaukee Hastanesi’nde bulunan basınç odasında 30 metre derinlikte 27 saat kalarak ilk saturasyon dalışını yapmışlar ve 5 saatlik dekompresyon sonrasında Max Nohl’da dekompresyon hastalığı gelişmiştir.

1942-1943 Paris doğal gaz şirketi Air Liquide’de görevli mühendis Emile Gagnan ve Fransız Donanması subaylarından Jacques Yves Cousteau bir arabanın karbüratör parçasında tadilat yaparak dalgıç, sadece nefes aldığı zaman hava sağlayan bir aparat geliştirdiler. Bu tarihe kadar sürekli akışlı aparatlar kullanılıyordu ve bu aparatlarda açma kapatma valfi bulunuyordu (Yves Le Prieur’un geliştirdiği sistem). Nedeni bilinmemekle birlikte Rouquayrol ve Denayrouse’un istek valfli sistemi hiç gelişme göstermemiş ve hatta unutulmuştu. 1943 yılında yeni istek valfini bir 2. kademe ile tüplere bağlayan Cousteau, 1943 Ocak ayında Paris yakınlarındaki Marne Nehrinde bu sistemin ilk dalışını yaptı. Hemen ardından “Aqua-Lung” adını verdikleri bu yeni sisteme patent almadan önce Cousteau ve Gagnan hava geliş noktası ile egzoz kısmını aynı seviyeye getirerek günümüzde kullanılan sistemin ilk örneğini yaratmış oldular.
(Gagnan ve Cousteau’nun regülatörü dalış şeklini temel anlamda ve çok keskin bir şekilde değiştirdi. Basit mantığı ve yapısının yanı sıra güvenilirliği ve kolay üretilebilir olması sportif dalışın yaygınlaşmasında devrimsel bir ölçüydü. Air Liquide şirketi, regülatörü (Aqua- Lung) ticari olarak piyasaya sürmek için üretmeye başladılar. Ancak talep o kadar fazlaydı ki; Air Liquide üretimi yetersiz kalıyordu ve başka firmalar taklit ya da ufak değişimleri olan üretimler yapmaya başladılar. Bütün bu gelişmeler sonunda insanoğlunun gezegenimiz üzerindeki yerini genişletti. İnsanın dünya hakkındaki bilgisi aniden ikiye katlanacaktı. Gagnan ve Cousteau; bilim adamlarına, mühendislere yeni ufuklar açmakla kalmayacak ama ayrıca insanların evlerine kadar televizyon yoluyla konuk olarak milyonlarca insanı deniz altına taşıyacaklardı.)

1943 Yılı yaz aylarında Cousteau, Frederic Dumas ve Philippe Tailliee yavaş yavaş derinliği arttırarak yaklaşık 500 dalış yaptılar ve Aqua – Lung’ı denediler ve geliştirdiler. 1943 Ekimine geldiklerinde Frederic Dumas, Akdeniz’de 70metre derinliğe indi ve “Nitrojen Narkozu” ilk kez kayıtlara girdi.

1947 Frederic Dumas bu kez 100metre derinliğe inmeyi başardı.

1948 Bu sırada daha büyük derinliklere inme ve keşfetme isteği devam ediyor ve Otis Barton isimli mühendis, Kaliforniya’da geliştirdiği küresiyle 1500metre derinliğe inmeyi başarıyordu.

1951 Sualtı ile ilgili ilk süreli yayın olan “Skin Diver” yayın hayatına başladı.

1953 Dünya SCUBA ile tanışa dursun Jacques Cousteau, Frederic Dumas ile birlikte “The Silent World”(Sessiz Dünya) isimli ilk kitabını yayınladı. Bu sırada yine deniz ve sualtıyla ilgili ilk külliyat olan “La Mer”Romanovski, Beceuf, Bourcart tarafından yayınlanırken bu ansiklopedinin editörleri arasında Cousteau da bulunuyordu.

1954 1950’lerle birlikte aslında İsviçreli bir baloncu olan August Picart ve oğlu Jacques yüzeyden bağımsız olarak sualtına inebilecek ve büyük derinliklere dayanabilecek bir sistem üzerinde çalışıyorlardı. Nitekim 1945 yılının 15 Şubatında, “Batiskaf” adı verilen bu yeni cihazı kullanan George S. Houot ve Pierre William Fransız Batı Afrika’sında Barton’un 1948’deki rekorunu kırarak 4500 metre derinliğe ineceklerdi. Türkiye’de Caddebostan Balıkadamlar Kulübü kuruldu.

1959 İlk ulusal anlamda organize olmuş olan SCUBA kurs sistemi ve sertifikasyonu 10 Ocak 1959 tarihinde “Dünya Sualtı Aktiviteleri Konfederasyonu” veya kısa adıyla CMAS, Jacques Cousteau ve aralarında bulunduğu 10 kişi ile birlikte kuruldu.

1960 Yıllarca süren bir başka çalışma 1960 yılının başında meyvesini vermek üzereydi. Sualtının keşfi pek çok ulusu barışçı amaçlarla bir araya getirebilen ender hedeflerden birisiydi. Augustus Picart’ın tasarladığı, İsviçrelilerin inşa ettiği ve mülkiyeti Amerikan Donanmasına ait olan “Trieste Batiskafı”, 23 Ocak tarihinde dünya denizlerinin bilinen en derin noktası olan Mariana trencine inecekti. Guam’ın 250 mil güneybatısındaki bu denemede Trieste, 10 916 metre derinliğe dalarken içinde Jacques Picart ve Don Walsh bulunuyordu. Trieste yüzeyi 08,22’de terk etti ve 10 916metre derinliğe 13,10’da vardı. 06,30’da ise yüzeye geri dönmüştü. Bu dalış, bilim adamları gezegenimizde daha derin bir nokta bulamadıkları sürece insanoğlunun inebildiği en derin dalış olarak sonsuza kadar kalacaktı. SCUBA dalışlarında kaza sayıları hızla artmaya başlayınca Amerika’da bulunan eğitimciler bir araya gelerek yeni bir standart altında eğitim verebilmek amacıyla NAUI’yi kurdular.

1962 Sualtında yaşam ortamları kurmak amacı güden ilk çalışmalar başladı. Bu amaçla Jacques Cousteau ve takımı Conshelf 1 (Continental Shelf) adını verdikleri sualtı yaşam alanını denediler ve Albert Falco ile Claude Wesley, Diyojen adını verdikleri bu odada 7 gün boyunca 10 metre derinlikte yaşadılar. Basınçlı hava ile dolu olan Conshelf 1, bilim adamlarının yüzeye çıkmadan uzun süre sualtında araştırma yapabilmelerini amaçlıyordu. Dalışlarını tamamlayan dalgıçlar daha sonra Conshelf 1’e dönerek yemek, uyku ve diğer ihtiyaçlarını karşılıyorlardı. Şüphesiz yüzeye dönmek için uzun süreler dekompresyon uygulamaları gerekiyordu.

1963 Conshelf 2 Kızıldeniz’e indirildi ve 8 dalgıç bu habitatın içinde 1 ay boyunca yaşadı.

1964-1965 Sealab 1, Sealab 2 ve Conshelf 3 Fransa’nın Güney sahillerinde denendi. Eski astronotlardan Scott Carpenter, Conshelf 3’ün içinde, 60 metre derinlikte 1 ay kaldı.

1970’li yıllar 1960’larda yaygınlaşmaya başlayan SCUBA sportif dalışlarında emniyet önlemleri giderek standart hal almaya başladı. Dalış kartlarında eğitim seviyeleri belirtilmeye ve rezerv sistemli tüpler yerlerini K vana sistemine bırakmaya başladı. Çift hortumlu regülatörler, tek hortumlularla değişirken BC’ler standart malzeme olarak yerlerini aldılar.

1980 Duke Üniversitesi, daha sonra dünya çapında yaygınlaşacak olan DAN’ı (Diver’s Alert Network) kurdu. Kar amacı gütmeyen bu kurum dünya çapında dalış emniyeti standartları ve hizmetleri vermeye başladı.